Sosyal Sorumluluk Proje önerileri için açılıştan 2(İki) Ay öncesine kadar ARTANKARA yönetimine başvurularak, onaylanan projelere fuarda yer tahsisi sağlanabilir. ARTANKARA olarak Sosyal sorumluluk alanında çalışmalarımızı önümüzdeki dönemlerde de büyüterek sürdürmeyi hedefliyoruz.

2022 ARTANKARA


PROJELER
ANKARA RESİM VE HEYKEL MÜZESİ
Bina, 1975 yılının Aralık ayında resmen Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne re-sim ve heykel müzesi olarak kullanılmak üzere tahsis edilir. O yıllarda hayatta olan binanın mimarı Arif Hikmet Koyunoğlu’nun nezaretinde Mimar Abdurrahman Hancı’nın projesiyle aslına ve yeni amacına uygun bir şekilde restore edilmeye başlanır; 2 Nisan 1980 tarihinde de törenle müze olarak hizmete açılır. Müze, Asya-Avrupa Sanat Bienali, ulusal-uluslararası sergi organizasyonları, çeşitli sempozyumlar, toplantılar, konferanslar ve konserler gibi etkinliklerle Ankara’nın kültür ve sanat ortamına yeni bir renk ve hareketlilik getirir.
ANKARA ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ
Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 1997 yılında kurulmuştur. Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım, Müzecilik, Temel Sanat Eğitimi bölümleri mevcuttur. Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü lisans programına öğrenci kabulü 2016-2017 öğretim yılında başlamıştır. Ankara Üniversitesi Müzecilik Bölümünde henüz eğitim verilmemektedir. Bölümün yapılandırılması devam etmektedir. Temel Sanat Eğitimi Bölümü fakülte bünyesinde yer alan diğer bölümlere katkı sunarken üniversitenin genel sosyal seçmeli (güzel sanatlar) derslerini yürütmektedir. Fakülte akademik kadrosunda iki profesör, beş doçent, iki doktor öğretim üyesi, iki doktor öğretim görevlisi, iki öğretim görevlisi, beş araştırma görevlisi bulunmaktadır.
ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ
1965 yılında UNESCO’nun ve Gazeteciler Cemiyetinin katkılarıyla Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne bağlı olarak Basın Yayın Yüksek Okulu olarak kurulan İletişim Fakültesi (İLEF), Türkiye’de alanında üniversite düzeyinde dört yıllık eğitim veren ilk kurumdur. Basın Yayın Yüksek Okulu, 1992 yılında İletişim Fakültesine dönüştürülmüştür.
ESKİŞEHİR TEKNİK ÜNİVERSİTESİ, MİMARLIK VE TASARIM FAKÜLTESİ ESTÜ GALERİ
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ
ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ
Güzel sanatlar alanında öncelikli olarak tercih edilen, yetiştireceği yaratısı bireylerle sanatın toplumda etkin ve yaygın konuma gelmesine öncülük eden bir eğitim kurumu olmayı amaçlayan Şırnak Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi; 2020-21 eğitim öğretim yılından itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin 2022-23 öğretim yılından itibaren de Türkiye’nin en dinamik, en üretken ve “fark yaratabilen” sanat fakülteleri arasında yer almayı hedeflemiş bulunmaktadır. 2018 yılında eğitime başlayan fakültemiz, çağdaş bir eğitim anlayışıyla evrensel düşünce ve değerlere sahip, ülke ve dünya kültürüne sanat yoluyla katkıda bulunacak çağdaş, yaratıcı, özgür bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır
T.C. UŞAK ÜNİVERSİTESİ
Uşak Üniversitesi, 2006 yılında kurulmuş, genç ve dinamik akademik kadrosuyla aklın ve bilimin ışığında saygın bir devlet üniversitesidir. Üniversitemiz, bugün sahip olduğu akademik birimleri, öğretim elemanı, öğrenci sayısı, fiziki kapasitesi ve bilimsel araştırmalarıyla; sosyal, kültürel ve sportif etkinlikleriyle ülkemizin yükseköğretimm kurumları arasında emin adımlarla öne çıkan bir üniversitedir. Üniversitemizin lisans eğitimi veren 12 fakültesi, 3 yüksekokulu, ön lisans eğitimi veren 11 meslek yüksekokulu, lisansüstü eğitim veren 3 enstitüsü ile 27 araştırma uygulama merkezi bulunmaktadır. Üniversite binaları (Diş Hekimliği Fakültesi hariç) Bir Eylül Yerleşkesindedir.
AFSAD ve KONTRAST
1977 yılında Ankara’da kurulan ve 1991 yılında “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsünü alan Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD); fotoğraf sanatının yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, fotoğraf eğitimi ve fotoğrafa ilgi duyanların dayanışması amacıyla çalışmalarını sürdüren ulusal bir dernektir. Ankara merkezli olmasına rağmen çalışmalarını ulusal ve uluslararası ölçekte ve gönüllü katkılarla sürdürür. Bir sivil toplum örgütü olarak üstlendiği misyonların yanında AFSAD’ın en önemli etkinlikleri arasında; herkese açık olarak yapılan kuramsal ve uygulamalı temel ve ileri düzey fotoğrafçılık eğitim seminerleri, sergi ve gösteri çalışmaları, fotoğrafın felsefesi ve kuramsal yapısının tartışıldığı sempozyumlar ve seminerler ile fotoğraf dünyasına kalıcı eserler kazandıran proje bazlı fotoğraf çalışmalarını sayabiliriz
BİLİM AĞACI VAKFI
BİRLEŞMİŞ RESSAMLAR VE HEYKELTRAŞLAR DERNEĞİ
Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği 1970 yılında Ankara’da kuruldu. Seramik sanatçısı Prof. Dr. Hamiye Çolakoğlu’nun evinde kendisi, Nuri Abaç, Fethi Arda, Kayıhan Keskinok, Lütfü Günay, Muammer Bakır, Nevzat Akoral, Osman Zeki Oral, Adnan Turani ve Turan Erol’un kurucu üyeliği ile kuruldu.

2021 ARTANKARA


PROJELER
ANKARA KENT KONSEYİ
Ankara Kent Konseyi kentlilik bilinçi ile ortak yaşama yönelik ortak akıl geliştirmek, uzlaşma ve hoşgörü ilkeleri ışığında çözüm üretebilmek, karar alabilmek ve uygulama sürecinde var olabilmek için kurulmuş bir yapıdır. Bu yapı Ankara’nın kentlilik bilinçinin gelişmesine önem veren sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesi ile oluşmuştur. Bu çerçevede sanat kültürünün yaygınlaşmasının bu hedeflere ulaşmamız yolunda katkı sağlayacağına inanmaktayız.
ANKARA TABİPLER ODASI
Aşı korur ve yaşatır, ilkokul ve ortaokul öğrencileri arasında resim yarışması
DİLEK AĞAC
Dünya üzerindeki her toplum gibi Türk toplumu da ağaçlara önemli anlamlar yüklemiştir. Türk Mitolojisine göre en önemli ağaç Kayındır.Kayın ağacı kutsal kabul edilmiş;ona adaklar adanmış ve dilek bezlerini ağacın dallarına bağlıyarak dileklerde bulunulmuştur.
20 cm3 MUTLU BAŞKAYA
Seramik bölümü öğrencileri; seramik malzemenin, hem sanat alanındaki hem de endüstri alanındaki önemini ve gelişimini kavramaları gerekmektedir. Bu nedenle öğrenciler teknolojik değişimleri takip etmeli ve sanatsal çalışmalarında bu olanaklardan yararlanmalıdırlar. Tüm bunların yanında sanatın sadece el becerisinden ve teknik bilgiden ibaret olmadığını düşünerek eser ortaya çıkarmaları gerekmektedir. Öğrencilerime, üretmeden önce düşünmeleri gerektiğini ve ürettikten sonra da hayallerindeki nesne ile ortaya çıkan nesneyi karşılaştırmaları gerektiğini aktarmaya çalışırım. Öğrencilerimize düşündükleri, tasarladıkları her nesneyi somut bir şekilde kile aktarabilmeleri için 4 yıl boyunca bölümümüzde eğitim verilmektedir. Yaratım süreciyle uygulama sürecinin birbirini tutması, öğrendiklerinin sağlaması gibidir. Ayrıca tüm öğrencilerime, evrendeki tüm kültürleri algılayıp, bu kültürlere kucak açmalarını tavsiye ederim.
TEPEDEN BAKARAK ALTTAN ALMAK NUR GÖKBULUT
KARŞILIKTA YAŞAMAK ÖZGE GÖKBULUT ÖZDEMİR
Liverpool John Moores Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi bünyesinde gerçekleşen proje, Liverpool’ da çalışmış ve etkileşim içinde olan beş akademisyen sanatçının eserlerinin hem bağımsız bir vücut olarak hem de her parçanın birbiri ile etkileşimiyle yeni bir vücut ortaya konulmasına dayanmaktadır. Vücut/beden olgusu gerek kavramsal gerekse görsel olarak proje teması olan “karşıtlık” ve “birlikte yaratma” bağlamında, bağımsız parçaların etkileşimine dayalı bir enstalasyonun tek bir vücut olarak kurgulanmasını içermektedir. Parçaların varoluşuyla vücudun birlikte yaratılması ve karşıtlığa dair sorgulamalar projenin ana konseptini oluşturur. Projede, uzak ve yakın organların birbiriyle etkileşimini vurgulamak amacıyla Art Ankara 2020’ nin “sahiplenme” temasına atıfta bulunmanın yanında, Liverpool merkezli olması nedeniyle, 2020 Liverpool Bienali’ nin teması olan “mide ve liman” a da atıfta bulunarak “vücut” konsepti kütlesel bir nesne olmanın ötesinde bir olgu olarak yeniden ele alınmaktadır.

2020 ARTANKARA


PROJELER
SAHİPLENMEK
• Sanatçı çevresini, kentini, toplumunu, doğasını ve içinde bulunduğu dünyasını sahiplenir, sever. • Sanatçı açısından sahiplenmek, sevmek aynı zamanda sorumluluk almaktır. • Sanatçı sahiplendiği ortamın, sorunlarını dert edinir, sorgular; düşünce ve duygularını kendi yaratıcığıyla eserlerine yansıtır. • Sanatçının sahiplenmesi, karşı çıkışları, ifade biçimleri pasif değildir, aktiftir. • Yanlışlıklara, çirkinliklere, kötülüklere değil güzel olana, iyiliklere ve doğrulara dokunarak kendi sanatsal yaşam kültürünü oluşturur. • Sanatçının yerleşik yanlışlıklara, çirkinliklere ve kötülüklere karşı geliştirmiş olduğu sanatsal tutumlar, tavırlar ve karşı çıkışlar eserlerinde görünenler ve görünmeyenler olarak karşımıza çıkar. • Sanatın özünde bulunan bu alışılmışlığa, kanıksanmışlığa, statükoya ve yerleşik sorunlara karşı sanatsal duruşlar her sanatçıda farklı bireysel sanatsal yaklaşımlara bürünür ve eserlerinde hayat bulur. • Sanat eserleri bir kez ortaya çıktığında bu sefer sanat eserlerinin sanatseverler, sanat kurumları ve toplum tarafından sahiplenilmesi süreci başlar. Sanat eserlerinin galerilerde sergilenmesi, bienaller, festivaller ve sanat fuarları gibi büyük sanat buluşmalarının organize edilmesi sanatın, sanatçının ve sanat eserlerinin toplumsal olarak sahiplenilmesini sağlar. • ARTANKARA 2020 bu sene “sahiplenme” temasını öne çıkartarak gerek sanatçının kendi bireysel anlayışıyla çevresini sahiplenme sürecini, gerek bu bağlamda yarattığı düşündürücü eserlerini ve gerekse sanatın, sanatçının ve sanat eserlerinin sanat kurumları ve toplum tarafından sahiplenmesini sanat dünyasının gündemine getirmiştir.
DİLEK AĞACI (FÜSUN KAVALCI)
Dünya üzerindeki her toplum gibi Türk toplumu da ağaçlara önemli anlamlar yüklemiştir. Türk Mitolojisine göre en önemli ağaç Kayındır.Kayın ağacı kutsal kabul edilmiş;ona adaklar adanmış ve dilek bezlerini ağacın dallarına bağlıyarak dileklerde bulunulmuştur. Dilek Ağacı çalışması; eğitim,kadına şiddet,sokak çocukları,sokak hayvanları ve doğayı koruma gibi birçok konuya duyarlılık anlamında dikkat çekmek için yapılmış bir farkındalık projesidir.
20cm3 (MUTLU BAŞKAYA
Seramik bölümü öğrencileri; seramik malzemenin, hem sanat hem de endüstri alanındaki önemini ve gelişimini kavramaları gerekmektedir. Bu nedenle öğrenciler teknolojik gelişimleri takip etmeli ve sanatsal çalışmalarında bu olanaklardan yararlanmalıdırlar. Tüm bunların yanında sanatın sadece el becerisinden ve teknik bilgiden ibaret olmadığını düşünerek ve ürettikten sonra da hayallerindeki nesne ile ortaya çıkan nesneleri karşılaştırmaları gerektiğini aktarmaya çalışılır.
TEPEDEN BAKARAK ALTTAN ALMAK (NUR GÖKBULUT)
"Tepeden bakarak alttan almak" başlığı ile kendi olmayan kendi gibi davranmanın kişiye kattığı değerleri görmezden gelerek toplumun her kesiminde giderek yaygınlaşan sahte davranış biçimlerine dikkat çekmek amacıyla, içinde bulunan ve gerçeğe dayanmayan büyüklük duygusunun çıkar ilişkilerinin etkisi altında verilen ödünlerin yarattığı yozlaşma ortamını eleştirmek amaçlanmıştır.
KARŞI-T-LIKTA YAŞAMAK (ÖZGE GÖKBULUT ÖZDEMİR)
Liverpool John Moores Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi bünyesinde gerçekleşen proje, Liverpool'da çalışmış ve etkileşim içinde olan beş akademisyen sanatçının eserlerinin hem bağımsız bir vücut olarak hem de parçanın birbiri ile etkileşimiyle yeni bir vücut ortaya konulmasına dayanmaktadır.
SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ
SAHİPLENMEK (AHTER BADEMLİ KIRAL)
ARTANKARA 2020 bu sene “sahiplenme” temasını öne çıkartarak gerek sanatçının kendi bireysel anlayışıyla çevresini sahiplenme sürecini, gerek bu bağlamda yarattığı düşündürücü eserlerini ve gerekse sanatın, sanatçının ve sanat eserlerinin sanat kurumları ve toplum tarafından sahiplenmesini sanat dünyasının gündemine getirmiştir.

2019 ARTANKARA


PROJELER (KADIN)
ANKARA TABİPLER ODASI
Ankara Tabipler Odası tarafından, 14 Mart Tıp Haftası kapsamında düzenlenen "Aşı Korur ve Yaşatır" Temalı ilkokul ve ortaokul öğrencileri arasında düzenlenen resim yarışmasında her sınıftan ödüle layık görülen 5(beş) resim yer almaktadır.
"AN" ve "KADIN"
Hayat bir film olsa bu filmi istediği gibi çekmek, kurguladıklarını deneyimlemek ister kadın... Duyguların dışavurumu olan yüz'ler ile an'ları yakalamak. Kahkaha, haykırış, çığlık, korku, ürperti an'larındaki yüz'leri birer kareye sığdırmak. Bir duygudan diğerine akan bu karelerle yeniden kurgulamak hayatı...
ÇAĞLAR BOYU KADIN
"Öfürükten Bir Sergi" , "Çağlar Boyu Kadın" , "Zamansız Kadınlar" ve "Ahh Süreyya" Kadınların toplumsal sorunlarına; kendi rızası olmadan ve iradesini dikkate almadan sömürülmesine uğradığı fiziksel ve sözlü şiddete, fırsat eşitsizliğine, giyim özgürlüğünün olmasına, cinsel obje olarak kullanılmasına dikkat çekmek için yapılmış bir duyarlılık ve farkındalık projeleridir.
ÇİNTEMANİ
Kıvrık biçimlerin, gören ve görüneni tarif eden gözlerin birlikte kurgulandığı bu yapıtlar , hem kadın Bedeninde en dikkat çekici unsuru olan yüzdeki dudakları ifade ederek, hem geleneksel form olarak yüzyıllarca kullanılan Çintemani desenini üst üste kesiştirerek, geçmiş, şimdiki ve geleceği yeniden düzeliyerek üst üste bindirmiş yeni modern bir form ortaya çıkmıştır. Bu biçimlerin kendi içinde oluşturduğu devinim kırmızı ve yeşil renklerle hız kazanır. Gözler canlı ve sabit değildir bir yandan bakar ve görür bir yandan da görünmek ister. Gören, aynı zaman da görünen olursa anlam kazanır. Bakanın ama görünmeyenin bir anlamı yoktur. Kıvrımların yüzeyde oluşturduğu belirgin biçimler geometrik sisteme karşıt bir durum oluşturur. Biçimler, sürekliliğe ve tekrara plastik bir anlam katar.
İKİ KERE (-) EKSİYİZ
Kadınız önce, yılların getirdiği bin yılların, geleneğin, erkek gücün getirdiği binlerce eksimiz var... Yasaların getirdiği binlerce eksimiz var... Erkek, üstün demokratik! meclislerin kabule yanaşmadığı binlerce gasp edilen hakkımız var... Hayatta ve Sanatta çiğnenip geçilen haklarımız var. Bunca var'ın içinde bir türlü var olmayan bir KADIN fenomeni var. Tüm bu eksiler ve yoksunluklar yaşanadururken bir de bu evren içinde başka eksilerle yaşayan kadınlar var...
KIRMIZI AYAKKABILAR
Gandhi, şiddetin getirdiği kötülüklerin kalıcılığından bahsetmişti büyük bir öngörüyle. Kötülük kalıcıdır elbette şiddetin uğursuz ve zavallı gölgesinde. Kadına şiddet, kalıcı bir kötülüğün utanç abidesi olmanın ötesinde, hiddetli bir zavallılık, kaba gücün aczi, insan olmanın yokluğu, toplumsal körlüğümüzün varlığıdır. Ki, bu varlık biçimi de yokluğun varlığı, bu tür bir varlığın da duyarlılık körlüğü suretinde insanlıktan azledişidir. Şiddete maruz kalanın görkemli acılarının var oluşu ve gökyüzüne yükselişidir. Sanat bu yükselişte sessiz çığlığın en somut ifadesidir. Şiddet dünyasında doğanların aslında doğmadığını, şiddetin kozasında yaşayan kadınları ilan edip duruyorlar bizlere: Duyurulur.
MÜRROR
(Berk İlhan) Mürror gülümsemenin gücüyle açılan sihirli bir aynadır. Normalde yansıtmayan ve buzlu görünen yüzey biri gülümsediği zaman aynaya dönüşür. Etkileşimli ve insanı içine alan bir deneyim olarak tasarlanan Mürror kişileri kendine gülümsemeye davet eder.
ÖFÜRÜKTEN BİR SERGİ
(Sıkıntıdan Bir Sergi) Kadın Argosu sözlüğü'nün yazarı Filiz Bingölçe Anısına...
SANKİ HİÇ ÖLMEMİŞ GİBİ
Gazetelerin 3.sayfasında küçük puntolarla yazılmış bir haber. Öldürülmüşler bir hiç uğruna. Genelde gülen bir kadın yüzü. Direkt gözünün içine bakıyor ve tebessüm ediyor. 26 yaşında henüz. Eşinden şiddet gördüğü için ayrılmış annesinin evine gelmiş Elmas Demir. Eşi ben değiştim diyor, kadını değil ama onun ailesini ikna ediyor. Eve girdikten sonra da genç kadını defalarca bıçaklayıp öldürüyor. Kimi evlerde, kimi sokakta insanların gözü önünde öldürülüyor. Üzerlerine bir gazete seriliyor. Gazetenin üzerinde belki de yine öldürülen bir kadının resmi. Kimse görmek istemiyor. Örtülüyor üstü. Ama onlar orada. Sanki hiç ölmemiş gibi..
ZAMANSIZ KADINLAR
Otar Turmanidze ( Gürcistan ) Heykel Sanatçısı
SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ
BOYUNLARINDA HALKAYLA YAŞAYAN ZÜRAFA KADINLAR
Taylan'ın kuzeyindeki dağlık bölgede , Myanmar - Tayland sınırı yakınında yer alan Mae Hong Son'da yaşayan Long Neck Karen kadınları, boyunlarına taktıkları halkalar nedeniyle tüm dünyanın tepkisini çekiyor. Bu kabilenin kadınlarına daha 5-6 yaplarında küçük bir kız çocuğuyken bu boyunlukları takılmaya başlanıyor. Hayatları boyunca hiç çıkarmamak üzere. Karen kadınlarının bu halkaları boyunlarına takmasının sebeplerinden birisi köle ticareti yapılırken çirkin görünmeleri...

2018 ARTANKARA


PROJELER
DEVRİM ERBİL ve ÇOCUK
Karikatür çizim sanatını keyifli atmosferde çocuklar eğlenerek öğrenecekler.
AH ANKARA
Hacettepe Üniversitesi'ndeki öğrencilik yıllarımdan itibaren çok güzel insanlarla karşılaştım. Bu kentte yaşayan, düşünen, yazan, çizen, üreten... Özellikle bütün bunları Ankara'da yapmayı tercih etmiş çok değerli insanlar... Onlarla Başkent Ankara'yı payklaştım.
YEŞİL DALGA
by ALARM ART
ANKARA ÜNİVERSİTESİ GERİ DÖNÜŞÜM DEFİLESİ VE ORKESTRASI
Ankara Üniversitesi öğrencilerinin atık malzemeler kullanarak hazırladıkları elbiseler ve aksesuarlar, 'Geri Dönüşüm' defilesinde kullanılacaktır. Defile, işe yaramayacağı düşünülen pek çok malzemenin değerlendirilip kıymetli hale gelebileceğini görmesi , her malzemeye atık olarak bakılmayıp geri dönüştürülebilir malzemeler fikrinin kazandırılması amacıyla gerçekleştirilecektir.
SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ
KARANLIK ODA
"dark room" EKREM KADAK
LÖSEV
Lösev Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, 20 yıldır Türkiye genelinde hizmetlerini sürdürürken kalıcı çözümler yaratmaya devam etmektedir. Lösemi ve kanser hastası çocuk ve yetişkinlere sağlık eğitim hizmetleri yanı sıra sosyal ve psikolojik desteklerini iletmektedir.
BİZ BURADAYIZ!
Maryam Mazrooei Tahran'da yaşayan İranlı freelance fotoğrafçı ve gazetecidir. 5 yıl boyunca Irak, Afganistan, Lübnan, Ürdün, Türkiye ve Suriye sınırında çatışma ve savaş bölgelerdeki mültecileri fotoğraflamakla geçirdi. Gazeteci olarak işe başlayıp projesini tamamen fotoğrafa yönlendirdi ve Orta Doğudaki kadın konulu uzun vadeli projesini gerçekleştirdi.

2017ARTANKARA


PROJELER
YAŞLANILMAMIŞ YAŞAM
Fuar içerisinde sosyal sorumluluk projesi olarak Türkiye’de ilk defa sergilenen “Yaşanılamamış Yaşam. Misplaced Child” adlı sergi yer aldı. Sergi kapsamında ARTANKARA’da toplanan yardım Halkların Köprüsü Derneğine bağışlandı.
İŞ'TE SANAT
Sanat-Bilim-Zaman. Bu kavramlar tarih boyunca birbirleri ile sürekli bir etkileşim içinde uygarlıklar yaratmış, hayatımızda bizi var eden tüm soyut-somut değerleri oluşturmuş ve yaşam kalitemizi belirlemiştir. Günümüzde sanatın etki alanının alabildiğine genişlemesi bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. Bu ihtiyaç toplumun zihinsel ikliminin derinleşmesini, yaratıcılığın tüm kesimlere yaygınlaşmasını ve katma değer üretebilen bir toplum ihtiyacından kaynaklanır. Zaman, Sanatın öneminin ve etkilerinin giderek hayatımızının her alanında hissettiğimiz Zamandır. Bu etkinin katma değere dönüşmesi ancak İş dünyasının Sanatla ciddi ilişkiler geliştirebilmesiyle mümkün olabilecektir. Türk sanatçısı ve İş Dünyası bu yeterliliğe sahiptir. İş dünyası ve Sanatçı buluşması gelecek projeksiyonu sunmasının yanısıra yaratılan sinerji Türk sanayi ve endüstrisinin katma değer üretmede ve Marka yaratmada, kısaca hayat kalitemizi olumlu yönde ve derinden etkileyecek bir sonuç yaratacaktır. "Art Ankara " bu fikre inandı ve hayata geçirdi. Gelecekte çok daha kapsamlı gelişmeyi bugünden görüyoruz ve yarattığı heyecanı tüm ülke zemininde hissediyoruz. Sanatçı ve İş dünyasının ülkemiz için yeni umutlar, özgün, yaratıcı fikirlerle dolu bir toplum yaratması dileğiyle tüm katılımcılara gönülden... ERTUĞRUL ATEŞ
SOYUNUYORUZ
by Füsun KAVALCI... Bir duyarlılık ve farkındalık projesi olan bu çalışma, madencilerimizn maden ocağındaki soyunma odalarından esinlenilmiştir. İnsanların ve ekonominin ihtiyacı olan hammaddeyi sağlayan, insanlığın yaşayan ve yaşamayan gizli kahramnları madencilerin anısınadır.
NEW AGE COLLECTION
Vecdi Uzun tarafından gönüllülük esasıyla başlatılan ve her geçen gün büyüyen "Yeni Nesil Gençler" hareketi üyesi genç ressamların sahip olduğu potansiyeli; "New Age Collection" adı altında, sanatseverlerle buluşturmaya, gençleri destekleyip yüreklendirmeye çalışan, onları gerek ulusal, gerekse Uluslararası platformda sanat organizatörleri, galericiler ve sanatseverle bir araya getirmeye çalışan Vecdi Uzun'u RC Gallery grubu olarak yalnız bırakmama kararı aldık. Kendimize edindiğimiz misyon; gençlerdeki mevcut potansiyeli dünya ile tanıştırarak Türk sanatının ulaştığı seviyeyi genç ressamlar aracılığı ile ülkemize duyulacak kalıcı bir ilgiye dönüştürmektir.
YEŞİL DALGA
by ALARM ART
ANKARA ÜNİVERSİTESİ GERİ DÖNÜŞÜM DEFİLESİ VE ORKESTRASI
Ankara Üniversitesi öğrencilerinin atık malzemeler kullanarak hazırladıkları elbiseler ve aksesuarlar, 'Geri Dönüşüm' defilesinde kullanılacaktır. Defile, işe yaramayacağı düşünülen pek çok malzemenin değerlendirilip kıymetli hale gelebileceğini görmesi , her malzemeye atık olarak bakılmayıp geri dönüştürülebilir malzemeler fikrinin kazandırılması amacıyla gerçekleştirilecektir.